Rengârenk bir kilim, Uşak deseninde ve yünden
119×188 cm
Seçim Yapın
Ne istediğini bilenler için Halıcızade'nin en çok ziyaret edilen koleksiyonları aşağıda.
Rengârenk bir kilim, Uşak deseninde ve yünden
119×188 cm
Kars Sevan'dan yün bir kilim, Anadolu deseninde
184×316 cm
Tek parça
başlangıç
92.000 TL
≈ 16.000 TL/m²
İkinci el bir Kayseri: Anadolu deseni, yün ve pamuk
198×288 cm
Bahçecik köyünden yün bir kilim, Anadolu düzeninde
100×180 cm
Motifleri Türkmen çadır halılarından geliyor, düğümü sık
131×184 cm
İpliği kirmenle elde eğrilmiş, rengi bitki köklerinden geliyor
162×252 cm
Tek parça
başlangıç
122.000 TL
≈ 30.000 TL/m²
İpek iplik ışığı yansıtıyor, zemin Erzurum yünü
179×260 cm
Cicim tekniğiyle yün, Antalya'dan bir Anadolu düzeni
163×300 cm
Tek parça
başlangıç
75.000 TL
≈ 15.500 TL/m²
Sandık eskisi bir köy dokuması, yastığa dönüşmüş
45×91 cm
Tek parça
başlangıç
21.000 TL
≈ 51.000 TL/m²
Taşpınar deseni lacivertte, köy dokuması yün yastık
52×120 cm
Köy dokuması Taşpınar, lacivert ve mavi tonlarda yün
52×120 cm
Karakeçili deseni, kök boyalı yün, sandık eskisi
153×251 cm
Tek parça
başlangıç
123.000 TL
≈ 32.000 TL/m²
Konya İnlice işi, sandık eskisi bir yün parçası
56×108 cm
Tek parça
başlangıç
12.000 TL
≈ 20.000 TL/m²
Çal cicimi, sandık eskisi: yün ve pamuk, neredeyse kare
126×130 cm
Tek parça
başlangıç
27.000 TL
≈ 16.500 TL/m²
Kozak cicimi: Anadolu deseni, baştan sona yün
171×231 cm
Tek parça
başlangıç
59.000 TL
≈ 15.000 TL/m²
Küçük ölçülü lacivert cicim, baştan sona yün
47×102 cm
Ortasında yıldız: Çamardı'da yün iplikle dokundu
130×240 cm
İnlice köy dokuması: kırmızı yün, yastık ölçüsünde
57×107 cm
Tek parça
başlangıç
12.000 TL
≈ 19.500 TL/m²
Keçi Muhsine deseni, kök boyalı kırmızı yün
117×192 cm
Tek parça
başlangıç
56.000 TL
≈ 25.000 TL/m²
Kök boyalı turuncu, yıldız motifli bir cicim
127×176 cm
Tek parça
başlangıç
49.000 TL
≈ 22.000 TL/m²
Sultanhanı deseni, mihraplı: sandıktan çıkma yün
137×215 cm
Tek parça
başlangıç
72.000 TL
≈ 24.000 TL/m²
Sandıktan çıkma Konya İnlice deseni, yastık olmuş
62×107 cm
Tek parça
başlangıç
12.000 TL
≈ 18.000 TL/m²
Sandık eskisi Ortaköy dokuması, pamuk üstüne yün
117×246 cm
Tek parça
başlangıç
43.000 TL
≈ 15.000 TL/m²
Sumak tekniği: düğümsüz, sarma ilmekli bir Ortadoğu kilimi
123×193 cm
Halıcızade'nin antika halı, eski el dokuma halı ve el dokuma kilim seçkisi — mağaza içinde Nâdir Parçalar adıyla anılır. Buradaki her parça elde dokundu, ipliği yün, ve büyük bölümünün stoğu bir adet. Bir halının ikinci bir örneği yoksa ölçüsünü de kendi tezgâhı belirlemiştir. Ölçüler yarım metreye yakın dar parçalardan üç metreyi aşan salon halılarına uzanır; hiçbiri bir kataloğa uysun diye dokunmadı.
Sandık eskisi, dokunduktan sonra yere serilmemiş halıdır. Çeyiz sandığında katlı bekler, gelin gittiği eve onunla gider ya da hiç gitmez. Sandıkta bekleyen dokumaya güneş değmez, ayak değmez. Kök boya solmaz, hav kendini yatıracak bir ağırlık görmez. Bu yüzden sandıktan çıkan bir kilimin rengi, aynı yıl dokunup yere serilmiş akrabasından koyudur.
Katlanma izleri ilk haftalarda görünür. Halı kendi ağırlığıyla oturdukça bu izler dağılır; acele edip ütü ya da ısı uygulamak yünün havını yatırır, geri gelmez.
Cicim kilimde motif düz dokumanın üstüne ayrı bir iplikle işlenir; parmak ucuyla gezdirdiğinizde zeminden kabarık durur. Sumakta atkı ipliği çözgülerin çevresine tek tek dolanır, hav oluşmaz, ilmek uçları arkada serbest bırakılır — sumak'ın arkası bu yüzden önü kadar okunur; dokumayı çeviren usta orada ne yaptığını saklamaz.
Tülü ise Orta Anadolu'nun uzun havlı dokumasıdır. Seyrek düğümle, uzun tiftik ya da yün tutamlarıyla yapılır. Havı yatık durduğu için desen uzaktan değil, yaklaşınca okunur.
Aynı teknikten daha fazlasını görmek isterseniz Cicim Kilim ve El Dokuma Kilim bölümlerine bakabilirsiniz.
Kök boyada kırmızı kökboya bitkisinin kökünden, sarı muhabbet çiçeğinden, mavi çividen gelir. Aynı kazanda kaynayan iki yumak bile aynı tonu tutmaz; dokuma ilerledikçe yeni bir partiye geçildiğinde zeminde yatay bir ton bandı belirir. Buna abraş denir.
Abraş kusur değildir, tarihtir: halının hangi noktada durup hangi noktada devam ettiğini gösterir. Sentetik boyayla dokunan bir halıda abraş bulunmaz, çünkü orada anlatacak bir duraklama yoktur.
Seçkinin ağırlığı Anadolu'da: Konya, Uşak, Çanakkale, Van, Kayseri, Kula, Yahyalı, Sivas, Sivrihisar, Taşpınar, Antep. Kars, Döşemealtı, Yağcıbedir gibi seyrek rastlanan yöreler de çıkar aralarından. Aralarında yörük dokumaları, köy kilimleri ve seccadeler bulunuyor; birkaçı da Afganistan'dan geldi.
Parçalar müzayedelerden ve özel koleksiyonlardan tek tek toplanıyor — toptan alınmıyor, bir sipariş üzerine dokutturulmuyor. Dağılım bu yüzden bir seçkinin değil, bir toplamanın sonucudur; hangi yöreden kaç tane geleceğini kimse önceden bilmiyor. Koleksiyonun içeriği de sabit değil — bir parça satıldığında yerine benzeri gelmez.
Kelimenin resmî tanımı yüz yıl ve üzeridir; gümrük ve müzayede dünyası bu sınırı kullanır. Türkiye'de halı ticaretinde ise "antika" daha geniş konuşulur — elli yıllık bir yörük kilimi de, sandıktan yeni çıkmış bir Konya halısı da aynı kelimeyle satılır.
Halıcızade bu ikisini karıştırmamayı tercih eder: bir parçaya yaş yazmak için belge ya da doğrulanabilir bir kaynak arar, yoksa yazmaz. "Elli yıllık", "yüz yıllık" gibi rakamlar piyasada kolay telaffuz edilir; oysa yaş ancak dokuma tekniği, boya türü ve aşınma birlikte okunduğunda tahmin edilebilir — ve bu bir tahmindir. Bu bölümdeki dokumaların ortak özelliği yaşları değil; tek örnek olmaları ve elde dokunmuş olmalarıdır.
Güvenilir işaretler şunlardır: kök boyanın zamanla açılan yumuşak tonu, hav uçlarının düğüme doğru incelmesi, çözgü ipliğinin elle eğrilmiş olması — makine ipliği tekdüzedir, el ipliği kalınlaşıp incelir — ve sırtta düğüm sıralarının düzensizliği.
Bunların hiçbiri tek başına yıl vermez, hepsi birlikte bir aralık verir. Ürün sayfalarında bu ayrıntılardan görebildiklerimizi yazıyoruz; göremediğimizi yazmıyoruz.
Yaşı belgelenmiş bir parçada yıl, doğrudan ürün adında geçer — "Sertifikalı 80 Yıllık" gibi. Adında yıl yazmıyorsa o dokumanın yaşı belgelenmemiş demektir.
Eski el dokuma halı fiyatlarını dört şey belirler: metrekare, düğüm sıklığı, boyanın kök boya mı sentetik mi olduğu ve parçanın durumu. Küçük bir seccade ile üç metreyi aşan bir salon halısı arasında ciddi bir aralık oluşur; koleksiyonda ikisi de var.
Fiyatı yükselten şey nadirlik değil, işçiliktir. Aynı yörenin iki kilimi, biri sık dokunmuş diğeri seyrek diye farklı fiyatlanır. Her ürünün kendi sayfasında ölçüsü, ipliği, dokuma tekniği ve metrekare fiyatı yazılıdır.
Elde dokunan bir halının kenarları tam paralel değildir. Bir uç diğerinden birkaç santim geniş çıkar, köşeler dik değil hafif yamuktur, desen sırası bir yerde kayar. Tezgâhta gerginlik değiştiği için olur bu ve düzeltilmez.
Ölçüler de standart değil. Eni boyunun yarısı kadar olan bir kilime, ya da dört metreye yaklaşan dar bir yolluğa rastlarsınız. Böyle bir ölçü çoğu salona oturmaz — koridora, sahanlığa, yatak ayakucuna oturur. Ölçüyü odaya uydurmak yerine odayı ölçüye göre seçmek gerekir.
Beğendiğiniz parçayı ikinci kez göremezsiniz. Benzer karakterde başka seçkiler için Vintage ve Retro Halı ile Otantik Halı bölümlerine bakın.
Dokunduktan sonra yere hiç serilmemiş, çeyiz sandığında katlı bekletilmiş halıdır. Sandıkta güneş ve ayak görmediği için kök boya solmaz, hav yatmaz; rengi aynı yıl dokunup kullanılmış bir akrabasından koyu çıkar. Katlanma izleri ilk haftalarda görülür, halı kendi ağırlığıyla oturdukça dağılır.
Kelimenin resmî tanımı yüz yıl ve üzeridir; gümrük ile müzayede dünyası bu sınırı kullanır. Türkiye'de halı ticaretinde ise aynı kelime çok daha geniş konuşulur. Bu bölümdeki dokumaların ortak özelliği yaşları değil, tek örnek olmaları ve elde dokunmuş olmalarıdır.
Dört işaret birlikte okunur: kök boyanın zamanla açılan yumuşak tonu, hav uçlarının düğüme doğru incelmesi, çözgü ipliğinin elle eğrilmiş olması ve sırtta düğüm sıralarının düzensizliği. Hiçbiri tek başına yıl vermez, hepsi birlikte bir aralık verir. Yaşı belgelenmiş parçalarda yıl doğrudan ürün adında geçer.
Kök boyada aynı kazanda kaynayan iki yumak bile aynı tonu tutmaz. Dokuma sırasında yeni bir iplik partisine geçildiğinde zeminde yatay bir ton bandı belirir; buna abraş denir. Kusur değildir, dokumanın nerede durup nerede devam ettiğini gösterir. Sentetik boyalı halılarda abraş görülmez.
Cicimde motif düz dokumanın üstüne ayrı bir iplikle işlenir, parmak ucuyla gezdirildiğinde zeminden kabarık durur. Sumakta atkı ipliği çözgülerin çevresine tek tek dolanır; hav oluşmaz, ilmek uçları arkada serbest kalır. Tülü ise seyrek düğümle ve uzun tiftik ya da yün tutamlarıyla dokunan, uzun havlı bir Orta Anadolu dokumasıdır.
Dört unsur belirler: metrekare, düğüm sıklığı, boyanın kök boya mı sentetik mi olduğu ve parçanın durumu. Fiyatı yükselten şey nadirlik değil işçiliktir; aynı yörenin iki kilimi, biri sık diğeri seyrek dokunduğu için farklı fiyatlanır. Her parçanın ölçüsü ve metrekare fiyatı kendi sayfasında yazar.